Dil Bağı İle İlgili Çok Bilinmeyenler!

Dil Bağı İle İlgili Çok Bilinmeyenler!

 

Eski ifadelerle kısa ve gergin ya da kalın yapıda olanlarda ortaya çıkabilecek belirti miktarı daha fazla olabilir. Maalesef ülkemizde az bilinen ve henüz tanı ve tedavi konusunda ortak bir protokülün oluşturulmadığı bir durumdur. Özellikle bebeklerde, meme emerken zorlanma ve beslenme zorluklarına, annelerde meme ucu hasarına neden olabilmektedir.

Tüm Dil Bağları Sadece Dil Altına Bakılarak Anlaşılamaz!

Dil bağları yeni sınıflandırma kriterlerine göre, ön ve arka dil bağı şeklinde sınıflandırılmaktadır. “Arka dil bağı” belki ilk okunduğunda sanki dilin arkasında yerleşmiş gibi anlaşılsa da; mukoza altında yerleşmiş dilin ucunda değil, dilin orta bölümüne yakın yerleşmiş dil bağlarıdır.Sadece elle muayene esnasında dilin kaldırılması ile fark edilebilirler. Tanı konulmamış arka dil bağı olan bebeklerde uzun süreli emzirme sorunları, reflü, gaz yutma ve kolik ağrılar görülebilmektedir.

Dil Bağları Konuşmada Gecikmeye Değil, Seslerin Şekillendirilmesinde Sorunlara Neden Olmaktadır

Dilimizin uç kısmı konuşurken bazı seslerd üst dişlerin arka tarafına temas etmek zorundadır. Dil bağı nedeniye dilde hareket kısıtlılığı olan insanlarda, dilin üst ve ön tarafa hareket etmesinin zorlaşması nedeniyle özellikle sert ünsüzlerde belirgin olmak üzere, hastanın  konuşma seslerini yanlış veya eksik üretmesine neden olabilir. Bazen çok az bir ses değişikliği ciddi anlam değişikliklerine neden olabilmektedir. Örneğin “r” sesi yerine “y” sesi çıkarılmasınabağlı olarak,  “arı”yerine “ayı” şeklinde söylenilmesi hastalarda ciddi sıkıntı ve streses neden olabilmektedir. Özellikle hızlı konuşurken tökezleme ve netlik bozulması belirgin olabilmektedir.

Dil Bağı Uzun Dönemde, Dil, Yüz, Çene ve Diş Yapısında Anatomik Değişikliklere Neden Olabilir

Dil bağının dil altında yerlştiği alana ve gerginliğine göre, uzun dönemde değişen miktarlarda dil, çene, diş ve yüz yapısında etkilenme olabilmektedir.

Dil bağına bağlı dil yapısındaki değişiklikler

Dilin şekli “v şeklinde, çatallı, kalp şeklinde, tas şeklinde” olabilir. Genellikle dil ucu  yuvarlak ya da kare şekline yakın, dil genel olarak kısa ve kalın olabilmektedir. Özellikle gergin dil bağı olan bebeklerde, dilin orta kısmının çukurlaştığı, kenarlaının belirginlleştiği ve lokmanın uzun süreli kalması ya da reflüye bağlı olarak dilin üzerinde beyazımsı bir tabakanın olduğu görülebilir. Uzun dönmede dildeki bu yapısal değişiklikler daha belirgin hale gelebilir.

Dil bağına bağlı çene yapısındaki etkilenmeler

Dil bağı olan insanlarda, konuşurken ve yemek yeren alt çeneleri normalden daha fazla öne doğru hareket ettirme çabasında olabilirler. Kısıtlanan dil hareketleri için boyun ve çenedeki diğer kasların zorunlu olarak çalışması kas ağrılarına neden olabilir. Dil bağının alt çeneyi geriye doğru çekmesi, tam tersi bir kuvvetle alt çenenin gelişimi olumsuz etkileyebilmektedir.Dili uyku esnasında geride yerleşimi (ağız içerisindeki dil duruşunun değişmesi sonucu), ağız açık nefes alma olasılığını artırabilir, üst çene de de uzun dönemde yapısal değişiklikler ortaya çıkabilemektedir.

Dil bağına bağlı diş sorunları

Yüz ve çene kimikleri iki yönde büyümektedir, “ileri” ve “yatay”. Çocuklarda dil bağı bu kuvvetleri değiştirebilir, Dil, gelişim esnasında kas hareketleri ile çenenin şekişllenmesinde çok önemli bir organdır. Dilin, dil bağı nedeniyle kısıtlandığı durumlarda, dişlerde eğrilme ve yapısal değişklikler ortaya çıkabilmektedir. Dil bağı olan insanlarda, hava yolu darlığı ve diş gıcırdatma olasılığı artmaktadır.

Dil Bağı “Uyku Apnesi” ne Neden Olabiliyor!

Uyku esnasında, normalde otonom sinir aktivitesi ile dil pasif olarak üst solunum yolundan dışarı doğru çıkmaktadır. Dil bağı bu hareketi doğrudan önleyebilir. Bu nedenle dilin yerleşimi daha geride ve hava yolunu daraltacak şekilde olabilir. Uzun dönemde, horlama ve uyku apnesi olasılığı artmaktadır.

Dil Bağı Olan Hastalarda Çene Ağrısı ve Boyun Ağrıları Görülebilir!

Gergin dil bağı olan ve dilin ciddi derecede kısıtlandığı hastalarda, dil ucunu öne ve yukarı hareket ettilrebilmek amacıyla, boyun kaslarının ilave olarak kasılması ve çene ekleminde normalden fazla öne doğru hareketi ettirilmesi, hastalarda boyun ve çene ağrılarının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Özellikle dil bağı olan seslendirme sanatçılarında ve üflemeli müzik aletleri çalanlarda uzun dönemde bu durum daha belirgin olabilir.

Dil Bağı Olan Hastaların Çoğunda Tanı Konulmuyor!

Maalesef dil bağının sıklığı konusunda yapılmış ülkemizde yeterli  miktarda  bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Hatta dil bağı olan birçok hasta, bu durumun farkında olmayabilir.Dil bağının görülme sıklığı yayınlara göre % 1 ile % 10 arasında değişse de; özellikle tanı konulmamış arka dil bağı ve çok az belirti veren ön dil bağları nedeniyle bu oranların değişebileceği vurgulanabilir.

Her Dil Bağında Ameliyat Gerekli Değildir!

Dil bağı ameliyatı için, öncelikle hastaların dil fonksiyonlarındaki kısıtlanmanı, dildeki yapısal değişikliklerin  değerlendirilmesi gerekmektedir. Bebeklerin bir kısmında emzirme danışmanlığı ve konu ile ilgili bir çocuk doktorunun takibi emzrme sorunlarının çözülmesinde yeterli olabilirken; beslenme sorunları giderek artan bebeklerde erken dönemde işlemin yapılması faydalı olabilmektedir.

Dil Bağı Değerlendirilmesinde Fonsikyonel Kısıtlılık Sakalaları Geliştirildi

Dil bağı tedavisinde bir standizasyon yapılması ve cerrahi için uygun hastaların seçilmesi amacıyla, bebeklerde kullanılabilecek dil bağına bağlı, dil fonksiyonlarındaki kısıtlanmanın ölülebildiği anket şeklinde skalalar geliştirilmiştir. Erişkin hastalarda, daha kolay bir şekilde dil fonsiyonlarının değerlendirilmesini sağlayan çeşitli sınıflkandırma sistemleri mevcuttur. Yani dil bağının anatomik yapısından daha önemli olan, dil bağının neden olduu kısıtlanma miktarıdır.

Op.Dr. Murat Enöz
Kulak Burun Bogaz Hastalıkları & Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı
www.dilbagiameliyati.com/

KAYNAK

Bu Haberi Ne Kadar Beğendiniz

Gurmelgyo

Önceki Yazı

Koronavirüs’te can kaybımız 4.369’ya yükseldi, vaka sayısı 157.814’e ulaştı!

Sonraki Yazı

Koronavirüs’te can kaybımız 4.461’e yükseldi, vaka sayısı 160.979’a ulaştı!

Mesaj Yolla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Shares